Ataköy 7-8-9-10 Mah. D-100 Güney Yanyolu Nef 22 E Blok 9. Kat D:145 Bakırköy / İSTANBUL Tel : +905356887527
trende

TCK’ya Göre Malın Değerinin Azlığı Nedir?

18.07.2022
233
TCK’ya Göre Malın Değerinin Azlığı Nedir?

TCK’ya Göre Malın Değerinin Azlığı Nedir?

Malın değerinin azlığı nedeniyle ceza indirimini düzenleyen hükümler 5237 sayılı TCK’da hırsızlık suçu açısından m. 145, yağma suçu açısından m. 150, zimmet suçu açısından m. 249’da yer almaktadır. Malın değerinin azlığı nedeniyle ceza indirimi yerleşik yargısal içtihatlarda şu şekilde uygulanmaktadır:

Failin, daha çoğunu alabilme imkanı varken, yalnızca gereksinimi kadar veya daha azını alması. Örneğin, failin mağdurun cebinde bulunan 1000 TL’yi de gördüğü halde sadece 20 TL’yi alarak hırsızlık suçu işleyen fail çoğunu alma imkanı varken daha azını aldığından, malın değerinin azlığı nedeniyle ceza indiriminden yararlanır.

Failin mağdurdan değer olarak da gerçekten az olan şeyleri alması. Örneğin, 5000 TL parayı görüp “1000 TL’yi bana ver” diyerek mağduru silahla tehdit eden fail, çoğunu alma imkanı varken daha azını almış olması nedeniyle ceza indiriminden yararlanamaz. Çünkü, gasp ettiği para miktarı çok yüksektir.

Malın değerinin azlığının indirim hali olması, tamamlanmış suçlarda geçerli olduğu gibi teşebbüs aşamasında kalmış suçlarda da geçerlidir.

Malın Değerinin Azlığı Nedeniyle Ceza İndirimi Yapılabilecek Suçlar

Malın değerinin azlığı, TCK’da yer alan tüm malvarlığı suçları açısından uygulanamaz. Malın değerinin azlığı nedeniyle ceza indirimi uygulanabilecek malvarlığı suçları şunlardır:

Hırsızlık suçu (m. 141),

Kullanma hırsızlığı suçu (m. 146),

Yağma suçu (Gasp suçu) (m. 148),

Nitelikli yağma suçu (m.149),

Kamu idaresinin güvenilirliğine ve işleyişine karşı suçlar arasında yer alan zimmet suçu da (m.247) malın değerinin azlığı nedeniyle ceza indirimi uygulanan suçlardandır.

Yukarıdaki malvarlığı suçlarına ilişkin TCK’da malın değerinin az olması, şahsî cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebepler (m. 167) ve etkin pişmanlık hükümlerine (m. 168) de yer verilmiştir.

Hırsızlık Suçunda Malın Değerinin Az Olması

TCK m. 145/1’te; “hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir” hükmü yer almaktadır.

İlgili düzenleme ile kanun koyucu suça konu malın değerinin az olması halinde durumun şartlarına göre faile hiç ceza vermeme veya daha az ceza verme konusunda takdir yetkisi tanımıştır. Hakim isterse suça konu olayın şartlarına göre takdir yetkisini bu şekilde kullanabileceği gibi bu iki seçeneği hiç uygulamama konusunda da takdir yetkisine sahiptir.

Hakime tanınan bu takdir yetkisi sınırsız olmadığından suça konu malın değerinin az olması halinde bu iki seçenekten herhangi birini uygularken göz önüne alması gereken hususlar vardır. Bu husular; suçun işlenme biçimi ve özellikleridir. Ancak kanun koyucu hırsızlık suçuna ilişkin hükümlere yer verilen ilgili mevzuatta hakimin somut olaya göre faile uygulayacağı cezada indirim yapabileceğini belirtmiş olmak ile birlikte ne oranda indirim yapabileceğini belirtir açık bir düzenlemeye yer vermemiştir.

Yağma Suçunda Malın Değerinin Az Olması

TCK mad.150’ye göre, “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir” Bu konuda hakim takdir yetkisine sahip olup cezada indirim yapıp yapmama konusunda serbesttir.

Yargıtay Ceza Genel Kurul bir kararında hakimin malın değerini belirlerken, “ekonomik genel ölçülere göre” belirlemesi gerektiğini savunmuştur. Ayrıca suç ile verilecek ceza arasında orantılılık yani adil bir durum kurması gerektiğini belirtmiştir.

Görüldüğü üzere kanun koyucu hırsızlık suçundan farklı olarak suça konu olaya göre hakime fail için cezasında indirim yapma imkanı tanırken, hakime suça konu olaya göre faile ceza vermeme yetkisi tanımamıştır. Bunun sebebini daha iyi anlatabilmek açısından hırsızlık suçu ile yağma suçu arasındaki farka değinmekte fayda vardır. Hırsızlık suçunda fail, TCK m.141’e göre “Zilyedin rızası olmadan başkasına ait bir taşınır malı kendisine veya bir başkasına yarar sağlamak amacıyla bulunduğu yerden…” alırken yağma suçunda fail “….tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya teslim alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi…” yani yağma suçunda fail, “mağdurun elinden malını zorla almakta, ona karşı cebir veya tehdit kullanarak onun hem irade özgürlüğünü hem de beden bütünlüğü gibi kişisel değerlerini ihlal etmektedir.” Dolayısı ile kanun koyucu suça konu malın değerinin az olması halinde dahi failin cezalandırılması gerektiğini kabul etmiştir.

Zimmet Suçunda Malın Değerinin Az Olması

TCK m.249/1’e göre “Zimmet suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilir.”

Zimmet suçunda malın değerinin azlığı söz konusu ise ceza mutlaka üçte birden yarıya kadar indirilir, hakimin ceza indirimi uygulayıp uygulamama konusunda takdir hakkı yoktur. Kanun koyucu suça konu malın değerinin az olması halinde hırsızlık ve yağma suçlarında hakime, suça konu olaya göre cezada indirim yapma yetkisi tanımışken zimmet suçu açısından “cezayı üçte birinden yarıya kadar indirir.” diyerek suça konu malın değerinin az olması halinde hakime faile uygulayacağı cezada indirim yapma zorunluluğu getirmiş olup bu konuda herhangi bir takdir yetkisi tanımamıştır.

Malın Değerinin Azlığının Verilecek Hükme Etkisi

Kanun koyucu hırsızlık suçunda suç konusu malın değerinin az olması halinde hakimin suçun işleniş biçimi ve özelliklerini dikkate alarak ceza indirimi yapabileceği veya bu özellikleri göz önünde bulundurarak ceza vermekten vazgeçebileceğini belirtmiş olsa da hakimin suça konu olaya göre ceza vermekten vazgeçmiş olması failin fiilini hukuka uygun hale getirmez. Bir başka deyişle, failin gerçekleştirmiş olduğu fiil hala suç vasfını korumak ile birlikte hakim suç konusu olayın özelliklerini göz önünde bulundurarak kanun koyucunun ona tanımış olduğu ceza vermekten vazgeçme imkanını kullanmaktadır. Bu sebep ile yani failin gerçekleştirmiş olduğu fiilin haksızlık içeriğini muhafaza etmesi dolayısıyla faile işlediği suç teşkil fiilden ötürü beraat kararı değil, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yer alan “kusurluluğu ortadan kaldıran bir hataya düşülmesi, hallerinde, kusurunun bulunmaması dolayısıyla…” m.223/3-d bendi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilir.

Yağma suçunda ise kanun koyucu suça konu malın değeri az bile olsa fail hakkında TCK m.150/2 bendi gereğince “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.” Diyerek hakime suça konu fiilin işleniş biçimi ve özelliklerini dikkate alarak faile uygulayacağı cezada indirim yapma imkanı tanımıştır. Yani suçun işleniş biçimi ve özellikleri ne olursa olsun hakim fail hakkında sadece daha az cezaya hükmedebilir, hırsızlık suçunda olduğu gibi ceza vermekten vazgeçemez. Bu neden ile yağma suçuna konu malın değeri az olsa bile hakim fail hakkında mahkumiyet kararına hükmedecektir.

Zimmet suçunda ise “Zimmet suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilir.” diyerek hakime suça konu malın değerinin az olması halinde hırsızlık suçundan farklı olarak ceza vermekten vazgeçme hakkı tanımamakla birlikte aynı zamanda malın değerinin azlığı halinde faile uygulayacağı cezada indirim yapıp yapmama konusunda bir takdir yetkisi tanımamıştır. Eğer zimmet suçuna konu malın değeri az ise hakim suçun işleniş biçimi ve özelliklerine bakmaksızın fail hakkında daha az cezaya hükmetmek zorundadır.

Hırsızlık, Zimmet, Yağma Suçunda Malın Değerinin Azlığı İndirimi Yargıtay Kararları

Hırsızlık Suçunda Malın Değerinin Az Kabul Edildiği Miktar

Suça konu cüzdanın ve içindeki paraların değerinin tespit edilerek, sonucuna göre suç tarihindeki brüt asgari ücretin onda birinden az olduğunun anlaşılması halinde sanık hakkında değer azlığı nedeniyle daha az ceza verilmesini gerektiren TCK’nin 145. maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmeyeceğinin gözetilmesi gerekir.

Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı ilgili olarak Dairemizce benimsenen kriterler aşağıdaki gibi özetlenebilir :

1- Kural olarak değer azlığı söz konusu ise TCK’nin 145. maddesi uyarınca makul oranda indirim yapılmalıdır. Ancak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Dairemiz ve diğer görevli Daire kararları uyarınca, nüfus cüzdanı, ehliyet, pasaport, sınav belgesi, araç plakası, kredi ya da bankamatik kartı ve benzeri şeyler hırsızlık suçunun konusu olduğu takdirde, fiziki (maddi) değer dışında, bunların yeniden temini için mağdur tarafından harcanacak olan emek ve mesai göz önüne alınarak değer azlığı indirimi uygulanmayacağı görüşü benimsenmiştir. Bu örnekler dışında da mahkemece, kabul edilebilir gerekçelere dayanmak suretiyle değer azlığı söz konusu olmasına rağmen cezada indirim yapılmayabilir.

2- Suç tarihinde yürürlükte olan brüt asgari ücretin onda birine (1/10) kadar olan değer az kabul edilebilir. Zira bu miktar, sabit ve durağan değil, günün ekonomik koşulları ve bilimsel verilere gör her yeniden belirlenen toplumsal bir uzlaşı ile tespit edilen değişken orandır.

3- Mükerrer değerlendirme yasağı ve benzeri ilkelerin ihlal edilmemesi ve değerin az olması koşuluyla suçun işleniş şekli ve özellikleri dikkate alınarak büsbütün ceza vermekten de vazgeçilebilir. Örneğin Dairemiz, TCK’nin 147. maddesinde düzenlenen özel zorunluluk hali dışında, konut veya iş yerine giren failin bir miktar yiyecek çalması ya da olay mahallinde yemesi halinde veya fakirlik ilmühaberi ibraz eden ve verem olmasından dolayı iyi beslenmesi gereken çocuğu için marketten 25-30 liralık muz ve benzeri gıda maddesi çalan faile ceza verilemeyeceğine hükmetmiştir. Açıklanan nedenlerle Dairemizin anılan kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının karar düzeltme istemi yerinde görülmemiştir.

4- Teşebbüste, 765 sayılı TCK dönemindeki gibi, madde metnine göre otomatik olarak değer azlığı indiriminin uygulanması mümkün olmamakla birlikte, özgüleme varsa ve bu özgülenen değer az ise, bu durumda da değer azlığı indirimi uygulanabilir (Yargıtay 13. Ceza Dairesi’nin- Karar: 2019/13629).

Zimmet Suçunda Değer Azlığı

Mahkemece zimmet miktarı olarak kabul edilen 1.897,60 liranın suç tarihi itibariyle ekonomik koşullar ve paranın alım gücü nazara alındığında, değerinin az olduğu dikkate alınıp sanık hakkında TCK m.249’un uygulanması gerekir (Yargıtay 5. CD- K.2013/2728).

Sanığın zimmetine geçirdiği kabul edilen 7.084,32 TL’nin, suç tarihindeki ekonomik koşullar ile Dairemiz uygulamalarına ve hakkaniyet ölçütlerine göre değer azlığı sınırında kalması nedeniyle sanık hakkında TCK 249. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, bozma nedenidir (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2015/11664 E.  ,  2019/6291 K. ).

Hırsızlık Suçunda Çoğunu Alma İmkanı Varken Daha Azını Alma Nedeniyle İndirim

Geceyi geçirmek için girdiği ana sınıfında bulunan kumbara içindeki 5 Liranın tamamını alıp sabah saat 06.00 sıralarında suç yerini terk eden sanığın, ana sınıfı öğretmeni olan mağdur Özlem’in de beyanlarından anlaşılacağı üzere sınıfta paradan başka kıymeti haiz olan televizyon ve VCD bulunmasına rağmen bu eşyaya yönelik bir eyleminin bulunmaması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 145. maddesinin uygulanma şartlarının gerçekleştiği kabul edilmelidir. Ancak suçun işleniş şekli ve özellikleri ile sanığın kısa aralıklarla birden çok hırsızlık eylemi gerçekleştirdiği gözetildiğinde cezada indirim yapılması gerekirken ceza verilmesinden tamamen vazgeçilmesi isabetsizdir (CGK.,Karar:2015/420).

Değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçme kararı verilecek ise; malın değerinin azlığı yanında “suçun işleniş şekli ve özellikleri” de dikkate alınmalıdır. TCK’nın 145. maddesinin uygulanmasında hâkime takdir hakkı tanınmış olup, hakim takdir hakkını kullanırken keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle uygulama yapmalıdır. Somut olayda ise; alışveriş merkezinden 23,50 TL değerindeki şarabı çalmaya teşebbüs eden suça sürüklenen çocuklar hakkında, suçun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle

TCK’nın 145. maddesi gereğince verilen cezalardan belirlenecek makul oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 13. Ceza Dairesinin Karar:2017/5101 nolu kararı).

Değer Azlığı Nedeniyle Ceza İndirimi Şartları

Daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma görüşünün, TCK’nın 145. madde uygulamasında bütünüyle reddedilmesi mümkün değil ise de, maddenin yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. TCK 145. maddenin gerek ilk şekli, gerekse değiştirilmiş biçimi; ortak tanımlama ile, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan değerin az olmasını temel almaktadır. TCK’nın 145. maddesine göre, faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması yeterli olup, hâkim indirim oranını TCK’nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır. Değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçme kararı verilecek ise; malın değerinin azlığı yanında “suçun işleniş şekli ve özellikleri” de dikkate alınmalıdır. TCK’nın 145. maddesinin uygulanmasında hâkime takdir hakkı tanınmış olup, hâkim takdir hakkını kullanırken keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle uygulama yapmalıdır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu- Karar: 2009/291).

Yağma Suçunda Değer Azlığı Nedeniyle Ceza İndirimi

Sanıkların, katılan ..in 100 TL parasını, diğer katılan …ın da 150 TL değerindeki saatini birlikte yağmalamaları şeklinde gerçekleşen eylemde, sanıklara verilen cezadan değer azlığı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 150/2. maddesiyle cezadan indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve müdafileri ile sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi uyarına yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine, 20.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi (Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2021/4927 E. ,  2021/13098 K.).

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Bir Yorum Yazın

Hemen Ara