Boşanma Davasını İlk Açan Eşin Avantajı Var Mıdır ?
Taraflar evlilik içinde sorunlar yaşamakta ve boşanmak istemektedirler.
Ancak davayı açmak için sürekli kişilerin tereddüt ettikleri görülmektedir.
Taraflar fiilen ayrı olup çoğu kez farklı şehirlerde ikamet etmeye başladıkları ve çocukları var ise büyük sorunlar yaşadıkları bir dönemde davayı ilk açan kişinin kesinlikle avantajlı olacağı aşikardır.
Özellikle eşlerin ayrı şehirlerde yaşadığı durumlarda davayı ilk açan eş, boşanma davasının hangi mahkemede açılacağını belirlemiş olacaktır.
Yukarıda belirttiğimiz üzere, davacı davasını isterse oturduğu yerdeki, isterse davalı eşin bulunduğu yerdeki, dilerse en son 6 ay beraber yaşadıkları yerdeki mahkemede açabilecektir.
Örneğin, eşlerden davacı, boşanmak için ayrıldıktan sonra Hatay’da yaşamaya başlar, eşi ise İstanbul ilinde yaşıyor ise, davanın nerede görüleceğini davayı açan eş belirlemiş olacaktır.
Bu örnekte Hatay’da dava açılması halinde, davalı eş İstanbul ilinde otursa da Hatay ilindeki davayı takip etmek için ya Hatay’ a gidecek ya da avukat aracılığıyla kendisini temsil ettirecektir.
Bu da davayı ilk açmayan tarafın kendisine ağır bir masraf yapmasına sebep olacaktır.
Boşanma davasını, karşı tarafın açmasını beklemek birçok problemi de beraberinde getirir.
Bazı boşanma türlerinde dava açmak için, eylemin öğrenildiği tarihten itibaren hak düşürücü süreler olduğu gibi eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren de bazı hak düşürücü süreler olabilmektedir.
Örneğin eşinin zina ettiğini öğrenen kişi 6 ay dava açma hakkına sahiptir.
Bu süre hak düşürücü niteliğinde olup süresi içinde dava açılmaması hak kaybına sebebiyet verecektir.
Yine, kendisine fiziksel şiddet uygulanmasına rağmen eşi ile birlikte aynı çatı altında yaşamaya devam eden kişi bu eylemleri affetmiş sayılacaktır.
Bu durumdaki kişinin davayı açmak yerine, eşinin dava açmasını beklemek kadar yanlış bir tutum olamaz.