Ataköy 7-8-9-10 Mah. D-100 Güney Yanyolu Nef 22 E Blok 9. Kat D:145 Bakırköy / İSTANBUL Tel : +905356887527
trende

KAPORA DOLANDIRICILIĞI

21.04.2022
248
KAPORA DOLANDIRICILIĞI

Kaparo Dolandırıcılığı Nedir? Kaparo dolandırıcılığı, genellikle internet sitesi üzerinden vatandaşların alışverişleri sırasında önden dolandırıcılar tarafından büyük miktarda kaparo istedikleri zaman vatandaşlar kaparo ödeyip ürünlerini alamadıklarında meydana gelen suçtur. Kaparo suçunun cezası yasalarda oldukça ağırdır. Çünkü müşterilerin haklarını zedeleyici eylemlerde bulunanlar, hapis ve para cezasına ağır bir şekilde çarptırılır. Vatandaşların tüketici haklarını koruyabilmeleri için kaparo dolandırıcılarına maruz kaldıklarını ispatlayan belgelerle beraber tüketici mahkemelerine giderek dava açmaları gerekir. Tüketiciler, dava işlemlerinin daha güvenli ve doğru bir şekilde yapmak için işinde uzman avukatlardan destek alabilir.

Hangi Durumlarda Dolandırıcılık Suç Sayılır?

Kaparo dolandırıcılığı oldukça yaygın bir suçtur. Bir suçun dolandırıcılık olması için insanların hem maddi hem de manevi anlamda zarar görmesine neden olunması gerekir. Kaparo dolandırıcılarının insanları dolandırmasında en çok uyguladığı taktik özellikle internet üzerinden araba satıyormuş gibi yapıp başkalarının arabalarının resimlerini izinsiz bir şekilde kullanıp internet sitesinde yayınladıktan sonra vatandaşların beğenisini alıp onlardan belli bir miktar para isteyerek daha sonra vatandaşların bir daha kendilerine ulaşamamaları için kaçıp saklanmasıdır. Bu tarz dolandırıcılıklara maruz kalan kişilerin internet üzerinden hiçbir şekilde kaparo yolu ile alışveriş yapmamaları gerekir. Böyle bir durumla denk gelen mağdur vatandaşlar, tüketici mahkemelerine giderek başlarına gelen olayı detaylı bir şekilde anlatıp gerekli kanıtları gösterdikten sonra dolandırıcının yakalanması için gereken işlemleri başlatmalıdır. Kaparo dolandırıcıları yakalandıktan sonra en ağır cezalara mahkemenin kararı sonucunda çarptırılır.

Dolandırıcılık Suçunda Hangi Cezalar Verilir?

Kaparo dolandırıcılarına denk gelmiş vatandaşların, bu durumu fark ettikten hemen sonra tüketici mahkemelerine giderek uğradıkları maddi zararın karşılığını almaları ve dolandırıcıların en kısa zamanda hapis cezasına çarptırılmaları için başvuru formunu doğru ve eksiksiz bir şekilde doldurup dava açmaları gerekir. Vatandaşlar, açtığı dava dosyasında muhakkak dolandırıldıklarına dair kanıtların olması gerekir. Mahkeme tarafından incelenen bu deliller yeterli bulunduğu zaman kaparo dolandırıcılarının en az 3 yıl ile 8 yıl arasında hapis cezası almalarına karar verilir. Bu karar dışında mahkeme mağdur olan vatandaşları maddi zararlarının giderilmesi için de dolandırıcılardan tazminat vermesi için bir karar verir. Böylece suçlu olan dolandırıcı, hem para hem de hapis cezasına çarptırılarak mağdur olanların tüketici hakları korunma altına alınır.

Cezada İndirim Durumu Söz Konusu Mu?

Kaparo dolandırıcılarının aldığı hapis cezalarının daha kısa bir zamana indirilmesi mümkündür. Bunun için dolandırıcıların vatandaşları zor duruma düşürdükleri ve onları mağdur ettikleri için üzüntüsünü belirtip özür dilemesi sonucunda ve mağdur olan tarafın ne kadar maddi zarara uğradıysa onu ödemeyi kabul ettiği zaman dolandırıcıların aldıkları ceza belli oranlarda düşürülebilir. Fakat, dolandırıcı yaptığı eyleminden hiçbir şekilde üzüntü duymadığı takdirde aldığı ceza düşürülemez. Bunun sonucunda dolandırıcı,  mağdur ettiği vatandaşa hem para cezasını ödemek hem de uzun yıllar cezaevinde yatmak zorunda kalır.

KAPORA DOLANDIRICILIĞI İLE İLGİLİ YARGITAY KARARI

YARGITAY 15. Ceza Dairesi ESAS Kararı

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.

Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.

Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkânını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.

Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten süjelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.

Sanığın, gazeteye satış ilanı vererek, kendisini telefonla arayan katılandan, kapora adı altında banka hesabına havale yaptırmak suretiyle para almaktan ibaret eyleminde, bankanın sadece ödeme aracı olduğu, katılanın aldatılmasında etkisinin bulunmadığı cihetle eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesinde tarif edilen dolandırıcılık suçunun oluştuğu gözetilmeden, yazılı şekilde 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesi ile hüküm kurularak fazla ceza tayini..

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Bir Yorum Yazın

Hemen Ara