Ataköy 7-8-9-10 Mah. D-100 Güney Yanyolu Nef 22 E Blok 9. Kat D:145 Bakırköy / İSTANBUL Tel : +905356887527
trende

MENFİ TESPİT DAVASI

08.07.2022
231
MENFİ TESPİT DAVASI

MENFİ TESPİT DAVASI
Bir hak ya da hukuki ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan dava menfi tespit
davasıdır. Menfi tespit davası ile borçlunun, maddi hukuk bakımından borçlu olmadığı
genel mahkemelerce tespit edilmekte ve neticesinde de kesin hüküm elde
edilmektedir. Menfi tespit davası İcra İflas Kanunu’nun 72.
maddesinde düzenlenmiştir.
İİK Madde 72 – (Değişik: 18/2/1965-538/43 md.)
Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi
tesbit davası açabilir.
Menfi tespit davası ile borçlu icra takibinden önce veya sonra dava açarak borçlu
olmadığının tespit edilmesini talep edebilmektedir.
1-İcra Takibinden Önce Açılan Menfi Tespit Davası
Borçlu kendisine karşı takibe başlanmadan önce menfi tespit davası açabilir. Ancak
bunun için borçlunun borcu olmadığının hemen tespitinde korunmaya değer bir hukuki
yararının bulunması gerekmektedir. Borçlunun kendisine karşı başlatılan takipte ileri
sürebileceği hususlar için menfi tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur. Ayrıca
borçlunun itirazın iptali davasında ileri sürebileceği hususlar için de menfi tespit davası
açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. Ancak takipten önce açılan menfi tespit
davası, takip yapılmasına engel olmadığı gibi, başlayan takibi de kendiliğinden
durdurmaz. Borçlu, alacağın %15’inden az olmayan bir teminat yatırarak, icra takibinin
durdurulması için mahkemeden ihtiyati tedbir isteyebilir.
İİK Madde 72/II – İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme,
talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat
mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
Bu karar, alacaklının takip yapmasına engel olmaz; ancak başlatılan takibin olduğu
yerde durmasını ve ilerlememesini sağlar.

  1. İcra Takibinden Sonra Açılan Menfi Tespit Davası
    Borçlu takipten sonra da borçlu olmadığının tespiti için bir menfi tespit davası
    açabilir. Bu davada da borçlunun hukuki yararının bulunması gerekmektedir. Hukuki
    yarar, menfi tespit davası bakımından dava şartı olup, mahkeme tarafından resen
    dikkate alınmaktadır. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemiş ise menfi tespit davası
    açmasında hukuki yararı bulunmaktadır. Ancak itirazın iptali davası açılmışsa borçlu
    menfi tespit davası açamaz.
    Takipten sonra açılan menfi tespit davası da başlamış olan takibi kendiliğinden
    durdurmamaktadır. Ayrıca teminat yatırılıp ihtiyati tedbir kararı alınarak da takibin
    durması sağlanamamaktadır. Ancak alacağın %15’inden az olmayan bir teminat
    yatırılıp ihtiyati tedbir kararıyla, takip sonunda icra veznesine giren paranın
    alacaklıya ödenmemesi sağlanabilir. Bunun dışında kural olarak ihtiyati tedbirle
    hacze veya satışa engel olmak mümkün değildir. Uygulamada, bu hükümden
    hareketle, henüz haciz yapılmamış veya haciz yapılıp satış yapılmamışsa, borçlu
    borç miktarını (faizi ve giderlerle birlikte) depo edip ayrıca % 15’ten az olmayan bir
    teminatı yatırarak mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla takibin durmasını talep
    etmektedir.
    İİK Madde 72/III – İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir
    yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan
    zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere
    göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra
    veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.
    YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2017/12-357 K. 2021/824 T. 22.6.2021
    “…Bir borç ilişkisi gereği taraflardan biri lehine bir para alacağı doğacağı kesin ve bu
    sözleşmeden doğacak alacakların tahsili için bir bono verileceği öngörülmüşse, bu
    bononun “ifa uğruna” verildiğinin kabulü gerekir ise de taraflar asıl sözleşme ile bono
    arasında bağ kurmuş olduklarından ifası gereken borç ortadan kalkmış ise bu bononun
    tahsil edilmeyeceğinin kabulü gerekir. Bu konudaki şahsi def’ilerin ileri sürülmesi
    mümkün olduğu takdirde dikkate alınması gerekeceğinden kayıtsız şartsız borç ikrarını
    içeren bir belgenin varlığından söz edilemeyeceği için kambiyo takibi de
    yapılamayacaktır. 2004 Sayılı İİK 170/a maddede bu husus belirtilmiş ve takibin iptali
    sebebi olarak gösterilmiştir. Kambiyo takibi yapılamaması dar yetkili olan icra hukuk
    mahkemesinin teminatla ilgili koşulların yerine getirilip getirilmediğini inceleyemeyecek
    olmasıyla da ilgilidir. Zira kambiyo takibinde borçlu ancak aleyhindeki icra takibine
    karşı menfi tespit davası açarsa borçlu olmadığını ispat edebilecek, bu davanın icra
    takibinden sonra açılması hâlinde de ancak “icra veznesindeki paranın
    alacaklıya ödenmemesi” konusunda ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir…”
    Görevli ve Yetkili Mahkeme
    Menfi tespit davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Menfi tespit
    davası icra takibinden önce açılmış ise, yetkili mahkeme HMK m.6’daki genel yetki
    kuralı gereğince davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir.
    Ancak, menfi tespit davası icra takibinden sonra açılmış ise, bu aşamada yetkili
    mahkeme, icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi olabileceği gibi, genel yetki kuralı
    gereği davalının yerleşim yeri mahkemesi de olabilir.
    MENFİ TESPİT DAVASININ SONUÇLARI
    -Dava sonucunda mahkeme davacı (borçlu) lehine karar verirse, takip durur. Verilen
    hükmün kesinleşmesiyle birlikte takip iptal edilir. Takip süresince borçlunun mallarına
    haciz yapılmışsa haciz kalkar; satış yapılmışsa satış bedeli borçluya ödenir.
    Davada, alacaklının takibi başlatmakta haksız veya kötü niyetli olduğu anlaşılırsa
    alacaklı, borçlunun da talebiyle takip konusu alacağın %20’sinden az olmayan bir
    tazminata mahkûm edilir.
    İİK Madde 72 (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa
    derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme
    hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit
    davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine,
    borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir
    edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı
    olamaz.
    -Dava sonucunda mahkeme alacaklı (davalı) lehine karar verirse ihtiyati tedbir kararı
    kalkar. Kararın kesinleşmesiyle birlikte alacaklı, borçlu tarafından gösterilen
    teminattan, ihtiyati tedbir dolayısıyla uğradığı zararları alır.
    Dava alacaklı lehine sonuçlanmışsa, alacaklının talebine gerek olmaksızın borçlu,
    alacağın %20’sinden az olmayan bir tazminata mahkûm edilir.
    İİK Madde 72 (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse
    ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati
    tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen
    teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır.
    Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.
    MENFİ TESPİT DAVASININ İSTİRDAT DAVASINA DÖNÜŞMESİ
    İİK Madde 72/6
    “…Borçlu, menfi tespit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da
    ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.”
    Menfi tespit davasının yargılaması devam ederken ihtiyati tedbir kararının verilmemiş
    olması sebebiyle, takibe devam edilmiş ve takip konusu borç alacaklıya ödenmişse,
    menfi tespit davasına artık istirdat davası olarak devam edilir. Dolayısyla mevcut menfi
    tespit davası sonuçlanmadan önce borcun alacaklıya ödenmesiyle, menfi tespit davası
    kendiliğinden istirdat davasına dönüşür. Bu hususta davacının talepte bulunması
    gerekmez. Borcun ödenmesiyle menfi tespit davasına bakan mahkeme, kendiliğinden
    menfi tespit davasına artık istirdat davası olarak devam eder. Mahkeme, mevcut menfi
    tespit davasına istirdat hükümlerine göre devam edip karara bağlayacaktır.
    Menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşmesi için borcun tamamen ödenmesi
    gerekmemektedir. Menfi tespit davası görülürken borçlu, takip konusu borcun bir
    kısmını öderse, menfi tespit davası sadece ödenen kısım için istirdat davasına
    dönüşür; ödenmeyen kısım için davaya menfi tespit davası olarak devam edilir.
    Yargıtay, menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşmesi neticesinde verilen ilam
    için kesinleşme şartı aramışken, müstakil ve bağımsız bir şekilde açılan istirdat davası
    bakımından, ilamın kesinleşmesi şartını aramamıştır. İstirdat davasının eda
    hükümlerini içermesi sebebiyle, Yargıtay, (müstakil olarak açılan) istirdat davasının
    neticesinde verilen ilamın, kesinleşmeden de takibe konu yapılabileceğini belirtmiştir.
    İSTİRDAT DAVASI
    Borçlu cebri icra baskısı ile icra takibine konu olan borcu ödemiş ise, istirdat davası
    açıp herhangi bir borcu olmadığını ispat edebilir ve bunun sonucunda ödemiş olduğu
    miktarın iadesini talep edebilir.
    İstirdat Davasının Şartları
     Borç olmayan bir paranın ödenmiş olması
    Borçlunun maddi hukuk hükümlerine göre borcunun bulunmaması gerekir.
    Borçlu hiç var olmayan bir borcu ya da daha önce ifa ettiği veya itfa edilmiş
    borcu yeniden ödemiş olabilir. Borçlunun parayı hata sonucu ödeyip
    ödememesi önemli değildir. Borçlu olmadığını ve bu parayı ödememesi
    gerektiğini ispat yeterlidir.
    Örnek Yargıtay Kararı:
    “…Bu davada, geri verilmesi istenen paranın maddi hukuk bakımından
    iadesinin mümkün olması gerekir; bazı hallerde bu mümkün değildir.
    Örneğin, ahlâki bir ödevin yerine getirilmesi için verilen şey (BK m.62/2),
    kanuna ve ahlâka aykırı amaç elde etmek için verilen şeyler (BK m.65),
    zamanaşımına uğramış borç için yapılan ödemeler (BK m.62) ve eldeki
    uyuşmazlıkta Yerel Mahkeme ve Özel Daire arasındaki anlaşmazlık noktası
    olan kumar ve bahis borçları (BK m. 504) gibi eksik borçların geri verilmesi
    talep ve dava edilemez.Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay
    değerlendirildiğinde, davacının icra zoruyla davalıya iade ettiği bedelin
    eksik borç olarak kabulü mümkün değildir. Zira, ifası ve ifa edilmesi halinde
    iadesinin talep edilmesinin mümkün olmadığı eksik bir borcun ödemesi
    değil, borçlu olunduğu sanılarak yapılan bir ödeme söz konusu olup davacı
    maddi hukuk anlamında ödeme yükümlülüğü altında olmadığını eldeki dava
    ile ispat yoluna gitmiştir. Bu halde Özel Dairenin bozma kararında eksik borç
    ilişkisinin mevcut olmadığı, istemin İcra ve İflâs Kanununun 72. maddesi
    çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği yönündeki tespiti isabetli olup
    mahkemenin aksi yöndeki direnme kararı bu yönden usul ve yasaya
    aykırıdır…”
    (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 22.02.2017, 2015/935 E, 2017/315 K.)
     Borcun cebri icra tehdidi altında ödenmiş olması
    Ödemenin icra takibi sırasında yapılması gerekir. Takip başlatılmış
    olmasına rağmen henüz kesinleşmeden yapılan ödeme, cebri icra
    tehdidi içerisinde yapılmış ödeme olarak kabul edilmemektedir. Buna
    karşılık, ödeme emrine itiraz etmeyen borçlu, takip kesinleştikten
    sonra borcunu öderse, istirdat davası açabilir. İcra mahkemesinden
    itirazı kesin olarak kaldırılan borçlu da bu kararın kesinleşmesinden
    sonra takip konusu borcu öderse istirdat davası açabilir. İhtiyati haciz
    tehdidi, istirdat davası açılabilmesi için yeterli değildir. Takipten önce
    ihtiyati haciz kararı alınan ve malları ihtiyaten haczedilen borçlunun
    henüz ödeme emri gönderilmeden ve itiraz hakkını kullanmadan takip
    konusu borcu ödemesi halinde, istirdat davası açabilmesi mümkün
    değildir.
    Örnek Yargıtay Kararı:
    … Davalı, cebri icra yapılmadığı gibi davacıya borçlu olmadığı bir meblağın
    ödettirilmesinin de söz konusu olmadığını, davacının oturduğu lojman
    giderlerinin kendisinden tahsil edildiğini, 2009 yılında yapılan
    denetlemelerde 2003-2009 yılları arası misafirhanenin lojman olarak
    kullanıldığı tespit edilerek lojman kirası, elektrik ve su giderlerinin
    ödenmemesi sebebiyle kamu zararı çıkarıldığını, davacının ödediği
    meblağın hukuki dayanaktan yoksun olmadığını, İİK’nın 72. maddesinde
    öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının 2009 yılından
    bu yana ödediği taksitler için istirdat davası açamayacağını belirterek
    davanın reddini savunmuştur. Dosya kapsamından, davacı her ne kadar
    menfi tespit ve yaptığı ödemelerin istirdadını istemiş ise de, davac ının
    yaptığı ödemelerin herhangi bir takip prosedürü içerisinde ya da cebri icra
    tehdidi altında yapılmadığı, buna göre davacının talebinin İİK’nın 72.
    maddesi kapsamında “menfi tespit ve istirdat” davası niteliğinde
    olmadığı; Türk Borçlar Kanunu‘nun 78. maddesi (BK’nın 62. maddesi)
    kapsamında olduğu anlaşılmaktadır…”
    (Yargıtay 4. HD. 01.03.2017, 2016/16593 E, 2017/1234 K.)
     Davanın ödemeden itibaren bir yıl içinde açılması
    Dava açmak bir yıllık süreye tabidir. Bu bir yıllık süre, hak düşürücü süredir ve
    borç olmayan paranın icra dairesi adına açılan hesaba yatırılmasıyla işlemeye
    başlar.
    Görevli ve Yetkili Mahkeme
    İstirdat davasında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili
    mahkeme ise davalının yerleşim yeri veya icra takibinin yapıldığı yer
    mahkemesidir.
    İSTİRDAT DAVASININ SONUÇLARI
    İstirdat davası kabul edilirse icra takibinde ödenen paranın harç ve giderleriyle
    birlikte davacıya ödenmesine karar verilir. Ayrıca davalı yargılama giderlerine
    mahkum edilir.
    Dava reddedilip davacı borçlu haksız çıkarsa sadece bu dava bakımından
    yargılama giderlerine mahkum edilir.
    İstirdat davası genel hükümlere göre incelenip karara bağlandığından bu dava
    sonucunda verilen karar kesin hüküm teşkil eder.
    Kanunda bir hüküm bulunmadığından istirdat davası sonucunda tazminata
    hükmedilmez. Ancak menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşmesi
    durumunda borçlu lehine tazminata hükmedilecektir.
Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Bir Yorum Yazın

Hemen Ara