Ataköy 7-8-9-10 Mah. D-100 Güney Yanyolu Nef 22 E Blok 9. Kat D:145 Bakırköy / İSTANBUL Tel : +905356887527
trende

TANIK NEDİR? YALAN TANIKLIK SUÇ MUDUR?

16.02.2023
442
TANIK NEDİR? YALAN TANIKLIK SUÇ MUDUR?

TANIK NEDİR? YALAN TANIKLIK SUÇ MUDUR?

Tanık ; bir olaya ilişkin görerek, duyarak ya da olay yerinde bulunarak bilgi sahibi olan; dava konusu hakkında bildiklerini mahkemeye aktaran kişi.

Tanığın taraflara yakınlığı ya da düşmanlığı konusu herhangi bir önem taşımamaktadır; bununla birlikte belli derece yakınlara tanıklıktan çekilme hakkı tanınmıştır. Tanığın olayları doğrudan görmüş olması ya da başkasından duymuş olması önem arz etmez. Başkasından duymuş olduğu durumlarda dolaylı tanık halini alır.

Tanıkların Çağrılması (CMK md. 43)

Tanıklar çağrı kâğıdı ile çağrılır. Çağrı kâğıdında gelmemenin sonuçları bildirilir. Bu çağrı telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar, bu durumda uygulanmaz. Tutuklu işlerde tanıklar için zorla getirme kararı verilebilir. Karar yazısında bu yoldan getirilmenin nedenleri gösterilir ve bunlara çağrı kâğıdı ile gelen tanıklar hakkındaki işlem uygulanır. Zorla getirme kararı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi iletişim bilgilerinin dosyada bulunması hâlinde bu araçlardan yararlanılmak suretiyle de tanığa bildirilir. Mahkeme, duruşmanın devamı sırasında hemen dinlenilmesi gerekli görülen tanıkların belirteceği gün ve saatte hazır bulundurulmasını görevlilere yazılı olarak emredebilir. Cumhurbaşkanı kendi takdiri ile tanıklıktan çekinebilir. Tanıklık yapmayı istemesi halinde beyanı konutunda alınabilir ya da yazılı olarak gönderebilir. Bu hükümler, kişinin ancak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme önünde tanık olarak dinlenmesi halinde uygulanabilir.

  • Kural olarak tanıklar çağrı kağıdı ile çağrılır, gelmemenin sonuçları çağrı kağıdına yazılır, tutuklu işlerde çağrı kağıdı ile çağrılmadan doğrudan zorla getirme kararı verilebilir (CMK md. 43/1). Sadece hakim veya mahkeme değil, C. Savcısı da md.146/7’ye göre tanık hakkında zorla getirme kararı verebilir. Tutuklu bir iş söz konusu değilse, mahkemenin veya savcılığın çağrı kağıdı çıkarmadan zorla getirme kararı verme yetkisi yoktur. Davetiyle çağrılan tanık artık davetiye iptal edilerek zorla getirilemez, bu konuda hakimin bile takdir hakkı yoktur.
  • Çağrı telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, çağrı kağıdına bağlanan sonuçlar, bu şekilde davet edilen tanıklar hakkında uygulanmaz. (CMK md. 43/2)
  • Mahkeme, tanığın hemen hazır edilmesini duruşmanın devamı sırasında dahi görevlilere yazılı olarak emredebilir (CMK md.43/3).

Tanıklıktan Çekinme (CMK m.45)

Aşağıdaki kimseler tanıklıktan çekinebilir:

a) Şüpheli veya sanığın nişanlısı,

b) Evlilik bağı kalmasa bile şüpheli veya sanığın eşi,

c) Şüpheli veya sanığın kan hısımlığından veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoyu,

d) Şüpheli veya sanığın üçüncü derece dahil kan veya ikinci derece dahil kayın hısımları,

e) Şüpheli veya sanıkla aralarında evlatlık bağı bulunanlar.

Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle tanıklıktan çekinmenin önemini anlayabilecek durumda olmayanlar, kanuni temsilcilerinin rızalarıyla tanık olarak dinlenebilirler. Kanuni temsilci şüpheli veya sanık ise, bu kişilerin çekinmeleri konusunda karar veremez.

Tanıklıktan çekinebilecek olan kimselere, dinlenmeden önce tanıklıktan çekinebilecekleri bildirilir. Bu kimseler, dinlenirken de her zaman tanıklıktan çekinebilirler.”

  • Hem soruşturma hem de kovuşturma evresinde tanıklıktan çekinme hakkı kullanılabilir.
  • Tanıklıktan çekinme hakkı olan tanığın yeminli-yeminsiz dinlenmeyi talep hakkı var. (CMK md. 51)
  • Nişanlılığın varlığı, taraflarda evlenme niyetinin olduğunu gösteren olgularla anlaşılabilir.
  • Hüküm tek başına tanıklıktan çekinme hakkına sahip tanığın beyanlarına dayandırılmış ise çekinme hakkının hatırlatılmaması usul hatası olarak sonuca Tanığın Tekrar Dinlenmesi (CMK md.57)

Tanığın Tekrar Dinlenmesi (CMK md.57)

1-Yeminle dinlenen tanık, aynı soruşturma ve kovuşturma evresinde tekrar dinlenilmesi gerektiğinde, yeniden yemin verilmeyip önceki yemini hatırlatılmakla da yetinilebilir. Bu durum aynı soruşturma ya da aynı aşama için geçerlidir. Aynı oturumda tekrar dinlenme halinde yemin hatırlatılmaz.

2-Keşifte duruşmadaki yemin hatırlatılabilir.

3-Yargıtay’ın temyiz incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararının bozulmasından sonra yapılan yargılamada önceki yemin hatırlatılabilir.

4-Yargılamanın yenilenmesi halinde ise mutlaka yemin yaptırılmalıdır.

5-Yeminin hatırlatılmaması bir bozma nedenidir.

Yalan Tanıklık

Yalan tanıklık; kişinin beş duyu organıyla şahit olduğu veya başkasından duyduğu olayı mahkemenin huzurunda gerçeği saptırarak veya bilgileri gizleyerek, eksik söyleyerek yalan beyanda bulunmasıdır. Yalan tanıklık suçunun oluşması için birey; yetkili kişi veya kurul önünde mahkeme veya yemin ettirilerek tanık dinlemeye kanunen yetkili merciler önünden gerçeği çarpıtacak veya gizleyecek beyanda bulunması gerekmektedir.Tanığın yalan beyanlarla mahkemeyi yanlışa yönlendirmesi ‘’Adliyeye Karşı Suçlar’’ bölümünde düzenlenmiştir.  Yalan tanıklık, yargının yanlış yöne yönelmesine ve adaletin doğru bir şekilde sağlanamamasına sebep olmaktadır. Yalan tanıklı suçu, şikâyete tabi bir suç olmayıp, re ’sen soruşturulur ve kovuşturulur.

Yalan Tanıklık Suçunun Cezası

  1. TCK madde 272/1 kapmasında; hukuka aykırı bir fiil nedeniyle olan soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi ya da kurul önünde gerçeğe aykırı beyanda bulunursa dört aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
  2. TCK madde 272/2 kapsamında mahkeme huzurunda ya da yemin ettirilerek yalan tanıklık yapan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
  3. TCK madde 272/3 kapsamında; 3 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçun soruşturma ve kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapıldığında dava adli para cezasını gerektiriyorsa nitelikli hal uygulanmaz. Dava sonucu uygulanacak ceza seçimlikse; adli para cezası ya da hapis cezası şeklindeyse hapis cezasının süresince nitelikli hal oluşur.
  4. TCK madde 272/4 kapsamında aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi hakkında gözaltına alınma ve tutuklama dışında başka bir güvenlik tedbiri uygulanmışsa davada geçen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmişse ceza yarı oranında arttırılır.
  5. TCK madde 272/6 kapsamında; aleyhine tanıklıkta bulunulan kişinin müebbet hapis cezası alması halinde yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına, süreli hapis cezasına mahkûmiyeti halindeyse cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına karar verilir.
  6. Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi hakkında hapis cezasından farklı adli veya idari yaptırımın uygulanması halinde de nitelikli hal söz konusu olur.
  7. Kaçakçılık kanunu 32. Madde kapsamında kaçakçılık davalarında yalancı tanıklık halinde ceza arttırılır.
  8. Hapis cezası 1 yıl veya daha altı bir süredeyse adli para cezasına çevrilir fakat paranın ödenmemesi halinde adli para cezası, hapis cezasına çevrilir.

iletişim için tıklayın

Ziyaretçi Yorumları - 9 Yorum
  1. Peri dedi ki:

    Tanıklık yaparken az da olsa yalan söylemek suç mu?

    1. alpserhukuk dedi ki:

      Tanığa doğru söyleyeceğine dair yemin ettirilmektedir. Az yalan söyledi diye affedilmesi mümkün değildir. Şikayet edilip iddialar ispat edilir ise tanık sıfatıyla beyan veren kişi cezalandırılacaktır.

  2. Tunahan dedi ki:

    Yalan tanıklık yapıldığı anlaşıldığında ne olur?

    1. alpserhukuk dedi ki:

      Yalan tanıklık suçu uzlaşma kapsamında olan suçlardan değildir. Yalan tanıklık suçu, şikayete tabi suçlar arasında yer almadığından resen soruşturulur, bu nedenle herhangi bir şikayet süresi olmadığı gibi suçtan bireysel olarak mağdur olan kişi şikayetten vazgeçme hakkını kullansa bile kamu davası düşmez. İşlem yapılması durumunda iddia ispat olunursa sanık cezalandırılacaktır.

  3. Kartal dedi ki:

    Mahkemede dinlenen bir tanık tekrar dinlenebilir mi?

    1. alpserhukuk dedi ki:

      Yasa gereği Tanık, bildiğini sözlü olarak açıklar ve sözü kesilmeden dinlenir. Dinlenilme sırasında, tanık, yazılı notlar kullanamaz. Şu kadar ki, tanık tarihleri ve rakamları tespit etmek veya bazı hususları açıklamak ya da hatırlayabilmek için yazılarına bakmak zorunda olduğunu hâkime söylerse, hâkim derhâl yazılarına bakmasına veya belirleyeceği duruşmada yeniden dinlenmesine karar verebilir.

  4. Yaren dedi ki:

    Hangi durumlarda tanıklıktan çekinilebilir? teşekkürler

    1. alpserhukuk dedi ki:

      Aşağıdaki kimseler tanıklıktan çekinebilir:

      a) Şüpheli veya sanığın nişanlısı,

      b) Evlilik bağı kalmasa bile şüpheli veya sanığın eşi,

      c) Şüpheli veya sanığın kan hısımlığından veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoyu,

      d) Şüpheli veya sanığın üçüncü derece dahil kan veya ikinci derece dahil kayın hısımları,

      e) Şüpheli veya sanıkla aralarında evlatlık bağı bulunanlar.

  5. alpserhukuk dedi ki:

    Bildiğimi dosdoğru söyleyeceğime namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim. şeklindedir.

    Aşağıdaki kimseler yeminsiz dinlenir:

    a) Dinlenme sırasında onbeş yaşını doldurmamış olanlar.

    b) Ayırt etme gücüne sahip olmamaları nedeniyle yeminin niteliği ve önemini kavrayamayanlar.

    c) Soruşturma veya kovuşturma konusu suçlara iştirakten veya bu suçlar nedeniyle suçluyu kayırmaktan ya da suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmekten şüpheli, sanık veya hükümlü olanlar.

Bir Yorum Yazın

Hemen Ara